Erdoğan Emir’in bu parçasına tesadüfen denk geldim ve çok beğendim. Anlayamıyor olsam da paylaşmaya değer buluyorum!
Sanki bulmasam ne olacak :) Tapulu yerim arkadaş, istediğimi paylaşırım! Bazen niyeyse sosyal sorumluluk sahibi tiriplerine giriyorum :D
 

Kendisi hakkında maalesef pek fazla bilgiye ulaşamadım.

Ekşi Sözlük’ten şöyle bir paragraf okudum onu vereyim bari..

Dersim sürgünlerin vatanı aslında. iki kez ciddi sürgün yaşamış ama bu sürgünler onunla bitmemiş bugün hala devam ediyor. Dersimliler sırtlarında vatan özlemleri ve bu toprağa olan doyumsuz sevgileriyle dağılmışlar dünyanın dört bir yanına. Nereye giderseniz gidin bir dersimliyle karşılaşmanızın nedeni her evladını sürgün yollarına göndermiş olmasıdır. Kaç yıldır göç denilen sürgünü yaşamaya devam ediyor. Bütün köyler suskun bugün, lal olmuş dilleri. Konuşmuyor kimseyle ve konuşacak kimsesi yok bu köylerin. Türkülerle kendini yaşatmaya çalışıyor… ‘şarkılarım babamın lallığının dil tutmuş halidir’ diyerek uzun soluklu müzik serüveninde kendini yalnızlığa hapsederek bugüne gelen erdoğan emir, köklerinin izini sürerek düş kurmaya başlamış.

 
Bilmediğim bir dilde etkileyici ezgi dinlesem ve sözlerine baksam hayal kırıklığı yaşıyordum. Horoz öttü oyan baktım, Ot topladım sırtıma attım tarzı şeyler… Şimdi ben uydurdum da bunu… Buna benzer işte.. Demek istediğimi anlatabildim sanırım. Çoğu zaman öyle oluyordu ama bunun sözleri güzel. Klibini de iyi yapmışlar.. Dinlemek keyif veriyor..
 
Bilmediği bir dilde dinlediği ezgilerden konu açılınca; televizyonda biri şöyle bir şey anlatmıştı, kimin anlattığını unuttum ama çok güzeldi. Birebir anlatamıyacağım ama ana teması şu şekildeydi, yeri gelmişken onu da anlatayım ;)

Kürtçenin yasak olduğu ama kürtçe kasetlerin, ezgilerin elden ele dolaştığı sıkıyönetim dönemlerinde geçiyor olay.. Bir kürtçe ezgi insanların ağzında sessiz de olsa dolaşıyor. Popüler olmuş artık.. Eskaza garip bir vatandaş bunu mırıldanırken, bir şekilde polis bunu farkediyor ve göz altına alıyor. Bu kadar ağızdan ağıza dolaşan ezginin hangi politik mesaj taşıdığını merak edip, adamı bir güzel eziyorlar anlamını anlatsın diye. Adam türkçe olarak horoz öttü oyan baktım, ot topladım sırtıma attım haylele vaylele şeklinde çeviriyor(salladım).. Polisler buna inanmayıp, iyice eziyorlar ama adam bundan başka bişey demiyor. Yoldan kürtçe bilen insan çevirip, karakolda anlamını soruyorlar. Adam da Horoz öttü oyan baktım, ot topladım sırtıma attım nakaratıda haylele vaylele şeklinde gidiyor diyor.. Polisler yine ikna olmayıp, bu kadar ağızdan ağıza dolaşan bir ezginin bu anlama gelemeyeceğini düşünerek, kürtçe bilen polis arkadaşlarından birini karakola getirtiyorlar. Adam dinliyor. Sonrasında; ‘horoz öttü oyan baktım, ot topladım sırtıma attım’ diyip devamını söylemeye fırsat bırakmadan karakoldaki polisler bıkkınlık ve pes etmişlik içinde hep bir ağızdan haylele vaylele diyorlar :D
 
Düşününce;Evet çok fazla beklenti içinde olmamak lazım, zira köydeki yaşantıdan esinlenen tüm ezgilerin hangi dilde olursa olsun horozu, danası, köpeği üzerine yapılmış olması normal. Sevinç, gözyaşı, ölüm, aşk, sevda da var ama böylesi de var işte :D
Mesela şu ,Yıldız Tilbenin kürtçe olan ezgiyi türkçeleştirip söylediği karpuz getir yiyelim’e (http://www.youtube.com/watch?v=mLtk7jShl34) bayılıyorum ben :D Dinle dinle bıkmam o derece :D (Nasıl bağladım yazıyı:D)
 

Erdoğan Emir – To Şiya (Türkçe Sözleri)


Paylaş...Share on FacebookShare on Google+Share on TumblrPin on Pinterest